|
Madde 1
Sigortalı malların fırtınadan, geminin batmasından veya karaya
vurmak veyahut kaya veya sığlığa bindirmek gibi haller neticesinde
tamamen veya kısmen harap olmasından, oturmadan, çatışmadan, sabit,
seyyar veya sabih bir cisme (buz dahil) çarpmasından, malın denize
atılmasından, yangından, infilaktan, kaptan ve gemi adamlarının
barataryasından, yükleme, aktarma veya boşaltma ameliyeleri
esnasında bir veya birden çok dengin düşmesinden ve genel olarak
deniz kaza ve tehlikelerinden gelebilecek her türlü ziya veya
hasarlar, bu poliçe ile tespit olunan şartlar dahilinde, sigortacıya
ait olacaktır.
Madde 2
İğtinam, zaptü müsadere, hapsü tevkif, mümanaat veya alıkoyma ile
bunların veya bunlara matuf her türlü teşebbüslerin neticeleri,
kezalik muhasematın veya harp mahiyetinde harekâtın (harp ilan
edilmiş olsun olmasın) neticeleri sigortanın dışındadır. Ancak bu
hüküm muharip bir devlet tarafından veya muharip bir devlet aleyhine
vaki hasmane bir fiille doğrudan doğruya (ve alakâlı geminin veya
çatışma halinde bu çatışmaya karışmış olan diğer herhangi bir
geminin yapmakta olduğu sefer veya hizmetin nevi veya mahiyetinden
müstakil olarak) ika edilmiş olmadıkça çatışmayı, (mayın veya
torpilden başka) sabit veya sabih bir cisimle teması, oturmayı,
fırtına ve yangını sigorta dışında tutmaz, ve bu hüküm bakımından
bir devletle iştirak halinde olan ve emrinde deniz, kara veya hava
kuvvetleri bulunduran herhangi bir otorite dahi devlet tabirinin
şumulüne girer.
Bundan başka iç harbin, ihtilalin, isyanın, ayaklanmanın veya
bunlardan doğan iç kargaşalıkların neticeleri ile korsanlık da
sigortanın dışındadır.
Her halde sigorta edilen mallara mayın, torpil, bomba vesair harp
silahlarının ika edeceği ziya veya hasarlar sigortaya dahil
değildir.
Madde 3
Grevcilerin, lokavt edilmiş işçilerin veyahut işçi kargaşalıklarına,
karışıklıklara veya halk hareketlerine iştirak eden kimselerin ika
edecekleri ziya veya hasarlar sigortanın dışındadır.
Madde 4
Sigorta, aksine sözleşme olmadıkça, aşağıdaki rizikoları temin
etmez, şöyle ki:
a. Yağmur suyu, ambar buğusu ve bundan ileri gelen tekasüf.
b. Oksidasyon veya paslanma, kırılma, çalınma, mutad dışı akma,
malın bünyesinde, görünüşünde, renginde, tadında veya rayihasında
tagayyür husule getiren her nev`i tabahhur ve intişarlar, meğer ki
hasar veya ziyalar sigorta edilen rizikolardan birinin neticesinde
vuku bulmuş olsun.
Madde 5
Aşağıdaki hallerin gerek doğrudan doğruya, gerek dolayısıyla
doğuracağı avakip sigortaya dahil değildir:
Yasak veya gizli ticaret, kaçakçılık, emtianın ithal, ihraç veya
transitine müteallik kanun ve nizamlara aykırılık, hakikat hilafı
beyan, sigorta akidinin veya sigortalının veyahut bunların
adamlarının vekil veya mümessillerinin fiil veya kusurları.
Aşağıdaki hususlar, sigorta hususi avarya dahil akdedilmiş olsa bile
sigortanın dışındadır:
Malların sevk ve naklinde, sebebi ne olursa olsun vaki gecikmeler,
karantina veya kışlama tevakkufları, yükleme veya boşaltma starya ve
sürastaryaları ile bunlara ait resim, harç ve masraflar; kur ve
rayiç farkları veya faiz kayıpları, teslim etmemekte temerrüt veya
geç teslim tazminatı, kârdan mahrumiyet; malların zati ayıbına izafe
olunabilecek her türlü avarya, zayiat, bozulma ve eksilmeler,
malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından
veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarlar;
suhunetin ve atmosferik şartların tesirleri; mutad akma, fire ve
aşınmalar; fare, sıçan, kurt ve diğer haşaratın ika ettiği tahribat.
Sigortanın akidi, nakliyatı bizzat yaptığı veya adamlarına
yaptırdığı takdirde, kaptanın ve gemi adamlarının barataryasından,
hile ve hud`asından, ihmalinden, ihtiyatsızlığından,
ehliyetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarlar sigortaya dahil
değildir.
Madde 6
Malların dağılıp saçılması, kızışması ve kuruması, sigortanın
dışındadır; meğer ki ziya veya hasarlar sigortalanmış bir rizikodan
ileri gelmiş olsun.
Madde 7
Şayet, sigorta akidinin bilgisi altında olarak barut, filmikoton,
kibrit, ham petrol, benzin, fosfor, kimyevi maddeler, dinamit,
nitrogliserin ve benzeri maddeler gibi kolaylıkla tutuşabilen veya
infilakı mümkün olan maddeler ile sönmemiş kireç, tahrip edici
mayiler veya zehirli veyahut fena kokulu maddeler sigortalı mallar
ile bir arada yüklenir veya depo edilirse, böyle maddelerin
yakınlığından veya aynı hamuleye katılmış olmalarından doğacak ziya
ve hasarlar - sigortalanmış hadise meydana gelse bile - sigortanın
dışında kalır.
Madde 8
Sigorta, malların, donatan veya gemi kiracısı tarafından nakledilmek
veya nakliyat derhal yapılmayacaksa muvakkaten muhafaza olunmak
üzere, tesellüm edildiği anda başlar. Sigortanın akidi malları,
donatan veya gemi kiracısına, rıhtım idaresi veya benzeri bir
müessese marifetiyle teslim ettiği takdirde bunlar malların
tesellümü bakımından, donatanın veya gemi kiracısının mümessili
sayılır. Bu maddedeki muvakkat muhafaza keyfiyetinden ancak ticari
teammüllere uygun olan kısa bir zamana münhasır muhafaza halleri
kastedilmiştir.
İşbu sigortanın hükmü, malların, tahmil, tahliye esnasında, buna
mahsus olan liman merakibinde bulundukları esnada da aynen mer`i
kalacaktır.
Sigorta, malların teslim yerinde mürselünileyhine teslim edildiği
anda ve eğer teslim keyfiyetine mani bir hal tahaddüs ederse
malların usulüne tevfikan depo edildiği veya satıldığı zaman ve her
halükârda en geç tahliyeyi takip eden onbeşinci günün hitamında sona
erer.
Tahliye keyfiyeti, sigortanın akidi veya mürsil veyahut
mürselünileyh tarafından makbul sebep olmaksızın geciktirilirse,
sigorta gecikme olmasaydı tahliye ne gün bitecek idiyse onu takip
eden onbeşinci günün hitamında nihayet bulur.
Eğer nakliyat bir nakliyeci müesseseye tevdi edilmiş bulunursa - ki
bu takdirde sigortanın akidi bu müessesenin ismini de bildirmekle
mükelleftir - sigorta, mezkûr müessesenin malları tesellüm ettiği
anda başlar ve bunları teslim yerinde mürselünileyhe teslim ettiği
anda, fakat en geç tahliyeyi takip eden otuz günün inkızasında (bu
iki şıktan herhangi birinin diğerinden evvel tahakkuk etmesiyle)
sona erer.
Madde 9
İşbu poliçe hükümlerine riayette, taraflardan herhangi birince
hüsnüniyete aykırı hareket edilmesi halinde, mukavele diğer tarafça
hükümsüz sayılabilir. Ezcümle sigortalı, esasa taalluk eden ve
kendisince bilinen her hususu, mukavelenin, akdinden evvel
sigortacıya bildirmekle mükellef olup, bu mükellefiyetin yerine
getirilmemesi hüsnüniyete aykırı bir hareket sayılır.
Bundan başka, bir sigortalı nam ve hesabına onun bu hususa memur
ettiği bir kişi tarafından aktedilirse bu kişi de esasa taallük eden
ve kendisince bilinen her hususu sigortacıya bildirmekle mükellef
olup, bu mükellefiyetinin de yerine getirilmemesi hüsnüniyete aykırı
bir hareket sayılır.
Bu madde hükümlerinin tatbiki bakımından sigortalı, işlerin mutad
seyri içinde kendisince bilinmesi gereken bilcümle hususatı bilir
sayılacağı gibi, sigorta akdine memur edilen kişi de yine işleri
mutad seyri içinde kendisince bilinmesi veya kendisine bildirilmiş
olması gereken her hususu bilir sayılır.
Rizikonun takdiri bakımından taşıdıkları ehemmiyet dolayısıyla,
gerek sigortayı kabul edip etmemek ve gerek tabi olacağı çeşitli
şartları tayin eylemek hususlarında basiretli bir sigortacının
vereceği bir kararda müessir olabilecek mahiyette her husus bu madde
anlamında esasa müteallik bir husustur.
Madde 10
Mutad veya mukarrer olan yolun tebdili veya mahali maksudun
değiştirilmesi, veyahut navlun mukavelesi gereğince donatana veya
gemi kiracısına verilmiş olan herhangi bir selahiyetin kullanılması
neticesinde sigorta edilen rizikonun mahiyetinde diğer bir
değişiklik vukuu takdirinde, veyahut sigortalı malın geminin veya
seferin tarif ve tavsifinde herhangi bir nisyan veya sehiv vukuu
halinde sigorta, takarrur edecek bir ücret mukabilinde mer`iyette
kalır.
Madde 11
Navlun mukavelesi ile donatana veya gemi kiracısına verilmiş olan
herhangi bir salahiyetin kullanılması neticesinde, mezkûr mukavele,
natık olduğu teslim yerinden başka bir liman veya mahalde sona
erdiği takdirde:
a. Mallar, bu liman veya mahalde satılıp teslim edilinceye veya
sigortaya son verilmesi sigortacıya bildirilinceye kadar
kararlaştırılacak bir ücret mukabilinde ve poliçe şartları dahilinde
sigortalı kalır. Bu fıkrada yazılı iki şıktan hangisi daha önce
tahaddüs ederse o nazarı itibare alınır.
b. Mallar, işbu poliçede beyan edilen teslim yerine veya herhangi
diğer bir teslim yerine yeniden sevk edildiği takdirde ise yine
kararlaştırılacak bir ücret mukabilinde, bu teslim yerine varıncaya
kadar poliçe şartları dahilinde sigortalı kalır ve bu yerde,
boşaltmadan sonraki kuvertür müddeti hakkında 8`inci madde hükümleri
cari olur. Şu kadar ki, navlun mukavelesinin sona ermesinden sonra,
gecikmeden, sigortalı maddenin zati ayıbından veya nev`i ve
mahiyetinden ileri gelen ziya ve hasarlardan dolayı sigortacıya
hiçbir mesuliyet teveccüh etmez.
Madde 12
Sigorta, mukavelenin akdine takaddüm eden bir zamanda başlamak üzere
de yaptırılabilir. Bu takdirde, riziko tahakkukuna artık ihtimal
kalmadığını sigortanın akdi sırasında, sigortacı biliyor idiyse
ücrete hakkı olmaz.
Sigorta yaptıran, riziko tahakkukunun zaten vaki olmuş bulunduğunu
sigortanın akdi sırasında biliyor veya bilmesi icap ediyor idiyse,
sigortacı tazminat tediyesinden vareste kalır; riziko tahakkukunun
vaki olmuş bulunduğuna sigortanın akdi sırasında sigortacının
ıttılaı olmadığı takdirde ücret sigortacıya ait olur.
Sigorta bir vekil tarafından akdedilmiş olduğu takdirde, bilinen ve
bilinmesi icap eden hususlar bakımından, yalnız vekilin şahsı değil,
müekkillerin şahsı da nazarı itibara alınmak lazım gelir.
Madde 13
Sigorta, malların yükleneceği gemi veya gemilerin adı bildirilmeden
akdedilmiş olduğu takdirde, sigortalı, bu hususta kendisine haber
gelir gelmez veya en geç haber gelmesini takip eden kırk sekiz saat
zarfında geminin veya gemilerin adı ile her biri üzerindeki
sigortalı meblağı bildirmekle mükellef olup, buna riayetsizliği
sigortayı hükümsüz kılar.
Poliçenin akdi tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra,
yüklendikleri gemi adı ile sigorta miktarları bu müddet zarfında
bildirilmemiş olan mallar hakkında, sigortalı lehine hiçbir hükmü
kalmaz.
Madde 14
Sigortalı, işbu poliçe mucibince sigortanın takarrür edecek bir
ücret mukabilinde mer`iyette kalmasını istilzam edecek bir vakıadan
haberdar olur olmaz, bunu derhal sigortacıya bildirmekle mükellef
olup, sigortanın mer`iyette kalmasına hak kazanabilmesi bu
mükellefiyetin yerine getirilmesine bağlıdır.
Madde 15
a. Her iki tarafın bilcümle hakları karşılıklı olarak mahfuz kalmak
şartıyla, her türlü muhafaza tedbirlerini almaya veya bunların
alınmasını tahrik veya talep etmeye, sigortalı şeylerin
kurtarılmasına nezaret veya kurtarma ameliyesine bilfiil girişmeye
veya başlamaya sigortalı mecbur ve sigortacı salahiyetlidir ve
bundan dolayı sigortacının, bir tasarruf fiilinde bulunduğu veya
tazmin mükellefiyetini prensip itibarıyla kabul ettiği iddia
olunamaz.
Sigortacı ezcümle, her türlü araştırmaya teşebbüs ve bilcümle rücû
haklarını istimal edebilir ve geminin ziyaı veya sefere elverişsiz
bir hale gelmesi takdirinde, sigortalı şeylerin mevridlerine yeniden
sevkine muktazi hususatın ifasına bizzat girişebilir; sigortalı bu
hususlarda sigortacı ile tam bir elbirliği yapmak, ezcümle bu
tedbirlerin yerine getirilmesine yardım etmek üzere elinde bulunan
bilcümle vesaik ve malumatı sigortacıya vermekle mükelleftir.
b. Bundan maada, nakliyeci ile diğer bilcümle mesul üçüncü şahıslar
aleyhindeki rücû haklarını, icabında sigortacı lehine muhafaza
edebilmek üzere sigortalı lazım gelen bütün tedbirleri vaktü
zamanında almak ve icabında gerekli takibata girişebilmek hususunda
sigortacı ile kayıtsız şartsız elbirliği yapmakla mükelleftir.
c. Sigortalı, işbu maddede derpiş edilen muhafaza tedbirlerini almak
hususunda gerek kendisi ve gerek mürsil, mürselünileyh veya bunların
adamları veya yerlerine kaim olanlar tarafından vaki ihmalden, bu
ihmalin sigortacıyı zarardide etmiş olduğu nispetinde mesuldur.
d. Herhangi bir mesul şahıstan alınıp, sigortalının, mürsilin,
mürselünileyhin veya bunların mümessillerinin veyahut yerlerine kaim
olanların faydalanacağı bilcümle tazminat sigortacı tarafından
ödenecek mebaliğden sigortacının menfaat alakâsı nispetinde düşülür.
Madde 16
Bırakma, münhasıran aşağıdaki hallerde yapılabilir:
a. Haber alınamaması: Malları nakleden gemi kayıplık halinde olur ve
aradan kafi müddet geçtiği halde haber alınamamış bulunulursa,
b. Malların temin edilen bir rizikonun tahakkuku neticesinde
uğradığı maddi hasarlar dolayısıyla mahreci veya mevridinden gayri
bir mahalde satışı emrolunmuş ise (nakil geminin, yükleme limanından
ayrıldıktan sonra aynı limana mecburi dönüş yapması hali hariçtir),
c. Temin olunan bir rizikonun tahakkuku neticesinde: sigorta edilen
şeylerin bilfiil tamamen ziyaı önüne geçilemeyecek bir hal arz eder
veya bunların bilfiil tamamen ziyaa uğramaktan kurtarılmaları,
neticede haiz olabilecekleri kıymeti tecavüz edecek miktarda bir
masrafın ihtiyarına bağlı bulunursa; ezcümle:
1. Sigortalı malına sahip olamamak vaziyetinde bulunur ve;
a. Mallarını yeniden ele geçirmesi gayrı muhtemel görünür veya,
b. Malların yeniden ele geçirilmesi için ihtiyari icap eden
masraflar bunların tekrar ele geçirildikten sonra haiz olacakları
kıymetten fazla olursa,
2. Malların hasarlanmış olması halinde, bunların tamir ve
mevridlerine yeniden sevki için gereken masraflar mevride
muvasalatlarında haiz olacakları kıymetten fazla olursa, bırakma
muamelesine yer veren bilcümle ahvalde sigortacı bırakmayı kabul
etmek veya mülkiyet uhdesine intikal etmeksizin tam ziyaı yolu ile
tediyede bulunmak şıklarından birini daima seçebilir.
Madde 17
Sigortacının umumi avarya garame payları ile umumi avarya
prensipleri dairesinde ödenmesi lazım gelen garame paylarına taalluk
eden taahhüdü, navlun mukavelesinde derpiş edilmiş olan mahalde
mezkur mukavelenin derpiş ettiği usule göre ve eğer navlun
mukavelesinde bu hususta bir sarahat yoksa, sigortalı seferin
bittiği mahalde cari olan kanun ve adetlere göre tanzim olunacak
dispeç ile taayyün eder.
Sigortalı, bir umumi avarya garame payı ödediği veya ödemekle
mükellef tutulduğu takdirde eğer garameye giren mal umumi avarya
iştirak kıymetinin tamamı üzerinden sigorta edilmiş ise, garame
payının tamamı ödenecek tazminatı teşkil eder. Fakat bu mal iştirak
kıymetinin tamamı üzerinden sigorta edilmemiş veya bu malın yalnız
bir kısmı sigorta edilmiş bulunursa sigortacı tarafından ödenecek
tazminat sigortadaki eksiklik nispetinde azalır ve eğer iştirak
kıymetinden tenzili gereken ve tazmini sigortacıya terettüp eden bir
hususi avarya vuku bulmuş ise, bunun miktarı sigortacının uhdesine
terettüp eden garame payının tayini zamanında, sigorta bedelinden
düşülür.
Umumi avarya prensipleri dairesinde ödenmesi lazım gelen bilcümle
garame payları hakkında da hüküm böyledir.
Madde 18
Güverteye veya gladuraya yüklenmiş mallar hakkında, aksine hususi
bir şart olmadıkça, sigortacı münhasıran, sigortalıya terettüp
edebilecek umumi avarya garame payları ile geminin tam ziyaa
uğraması veya haber alınamayarak kayıplık halinde kalması
neticesinde malların ziyaından mesuldür.
Şu şartta ki, yukarıdaki haller işbu sigorta ile temin edilmiş
rizikolardan birinin tahakkuku neticesi olsun.
Madde 19
Sigorta "hususi avarya franko" olarak akdedildiği takdirde,
sigortacı, ister maddeten vukua gelsin, ister masraf olarak tahakkuk
etsin, hususi avaryaları temin etmez. Meğer ki ziya veya hasarlar
aşağıdaki vakıalardan ileri gelmiş olsun:
Geminin batması veya karaya vurmak veyahut kaya ve sığlığa bindirmek
gibi haller neticesinde tamamen veya kısmen harap olması, oturması,
çatışması, sabit, seyyar veya sabih bir cisme (buz dahil) çarpması,
yangın, infilak, yükün bir sığınma limanında boşaltılması, yükleme,
aktarma ve boşaltma ameliyeleri esnasında bir veya birden çok dengin
olduğu gibi tam ziyaa uğraması.
Bu takdirde dahi 5`inci maddenin 2`nci fıkrasında sayılan hususlar
sigortanın dışındadır.
Madde 20
Hususi avaryalar, hususi şartlar meyanında başka türlü hüküm
olmadıkça yüzde üç muafiyet düşülmek suretiyle tazmin olunur.
Ancak yükleme, aktarma ve boşaltma ameliyeleri esnasında bir veya
birden çok dengin olduğu gibi tam ziyaa uğraması hallerinde ve
aşağıdaki vakıalardan ileri gelen hususi avaryalarda hiçbir muafiyet
tenzil edilmez.
Geminin batması veya karaya vurmak veyahut kaya veya sığlığa
bindirmek gibi haller neticesinde tamamen veya kısmen harap olması,
oturması, çatışması; sabit, seyyar veya sabih bir cisme (buz dahil)
çarpması, yangın, infilak, yükün bir sığınma limanında boşaltılması.
Madde 21
Hususi şartlarda aksine hüküm bulunmadıkça, muafiyet - tatbiki icap
ettikte - denk başına ve şayet mallar dökme halinde ise ambar başına
hesaplanır.
Madde 22
Kısmen vaki olan ziya ve hasarlar, poliçe umumi şartlarının
hükümleri mahfuz kalmak üzere, sigortacının mahallindeki avarya
komiseri ile karşılıklı olarak ve eğer sigortacının orada avarya
komiseri yoksa, mahalli usul ve adetlere göre tespit edilmelidir.
İşbu tespit muamelesi malların tahliyesini takip eden onbeş gün
içinde ve her halde mütesellimine tesliminden evvel yapılmalıdır.
Yukarıdaki vecibelerin yerine getirilmemesi sigortacıya tazminat
talebini red hakkını verir; meğer ki bu vecibelerin yerine
getirilmeyişinin mücbir sebeplerden ileri geldiği sigortalı
tarafından ispat edilmiş olsun.
Ziya ve hasarların tespiti hususundaki vaki masraflarla ekspertiz
ücretleri malların mütesellimi tarafından ödenir ve bunların tamamı,
tespit olunan ziya ve hasarlar - tamamen veya kısmen - sigortalı bir
rizikodan ileri gelmiş bulunuyorsa, sigortacı tarafından tazmin
olunur.
Madde 23
Sigortacı, hususi avarya sebebiyle tazminat talebine mevzu olan
mallardan hasarlı kısımların, kıymetlerinin taayyünü için açık
arttırma ile satışını bihakkın talep edebilir. Bundan dolayı
sigortacı bir tasarruf fiilinde bulunmuş sayılmaz.
Satış, mallar gümrüklenmeden yapılırsa gümrüksüz kıymet,
gümrüklendikten sonra yapılırsa gümrüklü kıymet hususi avarya olarak
tazmini icap edecek meblağın tayininde mukayeseye esas tutulur.
Madde 24
Tazminat talebi:
a. Umumi avarya garame payları için dispeçin tanzimi tarihinden
itibaren bir sene,
b. Bütün diğer hallerde, geminin hareket tarihinden itibaren iki
sene içinde sigortacının kabulüne iktiran etmemiş veya aynı
mühletler zarfında sigortalı mütalebesini selahiyetli mahkemeye
intikal ettirmemiş ise sigortacı, her türlü mütalebeden kurtulmuş
olur.
Madde 25
Sigorta değeri:
a. Hammaddeler ile toprak mahsulleri için, malların varma mahallinde
ve tahliye zamanındaki hasarsız vaziyette piyasa kıymetidir.
b. Mamul ve yarı mamul maddeler için, malların tahmil yerinde ve
tahmil zamanındaki bedeline gemiye kadar olan bilcümle masarif ile
istirdadı mümkün olmayan navlun, sigorta ücreti ve yüzde on kar payı
ilave edildikten sonra hasıl olan miktardır.
Sigorta bedeli sigorta değerini aşarsa, aşan kısım hükümsüzdür.
Sigorta bedeli sigorta değerinden dün ise sigortacıya terettüp
edecek tazminat noksan sigorta nispetinde azalır.
Madde 26
Sigortacı, sigorta tazminatını ödemekle,sigortalının bilcümle mesul
şahıslara karşı olan rücû vesair haklarını iktisap eder ve bu
haklara taallük eden her hususta sigortalının yerine geçer.
Sigortalı, sigortacının talebi halinde bu keyfiyeti dispeçte veya
sigorta tazminatı makbuzunda veyahut buna mahsus bir vesikada teyit
eylemeyi taahhüt eder.
Bu suretle sigortalının yerine geçme keyfiyeti, ancak ödenen sigorta
tazminatı miktarınca muteber olur.
Madde 27
Sigorta ücreti poliçenin teslimi ile ve poliçenin derhal teslimi
mutad olmayan hallerde, akitle vacibüttediye olur.
Her halukârda sigortacının deruhte ettiği riziko işlemeye
başlamakla, sigorta ücretinin tamamı sigortacı için müktesep olur.
Madde 28
Hususi şartlar, umumi şartlara tekaddüm eder. |